Pilevneli, Johan Creten’in galerideki ikinci kişisel sergisini ve sanatçının sekiz yıl aradan sonra İstanbul’daki ilk sergisini sunmaktan memnuniyet duyuyor. Sergi, Creten’in güç, dönüşüm ve kırılganlık temalarıyla birlikte mahrem ile anıtsal olan arasındaki kalıcı gerilimle süregelen ilişkiyi yansıtan yeni ve önemli eserleri bir araya getiriyor.
Serginin merkezinde, bronz bir heykel olan The Dead Fly için hazırlanmış anıtsal bir model yer alıyor. Hem çürüme hem de yenilenmeyle geleneksel olarak ilişkilendirilen sinek, burada karmaşık bir memento mori işlevi görüyor. Creten’in yorumunda bu form, tarihsel kubbe ve tonozları çağrıştıran mimari göndermelerle zenginleşerek ve neredeyse antropomorfik bir nitelik kazanarak, uzanan bir kadın figürünü andıran bir biçime dönüşür. Eser, fanilik, başkalaşım ve varoluşun geçirgen doğası üzerine bir düşünme alanı sunuyor.
Bu eseri çevreleyen Glory serisine ait eserler, sekülerlik ve kutsallık arasında askıda kalan güç temsillerini inceler; bu kavramsal eksen, Creten’in pratiğinin uzun süredir merkezinde yer almaktadır.
Galeri mekanında ziyaretçiler, Creten’in ünlü Odore di Femina serisinden en yeni kadın torso heykeliyle karşılaşacaktır. Altın ve platin lüster ile zenginleştirilmiş, kırmızı parlak sırla kaplı olan bu heykel, sanatçının üretiminin en kalıcı temalarından biri olan ötekinin dokunulmazlığını görünür kılar. Bu eser; kokunun gizemini, doğanın kırılganlığını ve varlık ile arzu arasındaki hassas mesafeyi çağrıştırarak serginin en zarif ve etkileyici işlerinden biri olarak öne çıkar.
Serginin devamında Library Sculptures olarak tanımlanan, özel mekanlar için tasarlanmış; ancak etkisi ve varlığıyla anıtsal bir nitelik taşıyan daha mahrem işler yer alıyor. Bu modeller, Creten’in yakın dönem kamusal heykelleri ve kurumsal yerleştirmelerindeki başlıca işlere referans verir. Bunlar arasında; anaçlık, deniz, doğurganlık ve dişil güç temalarının güçlü bir simgesi olan The Herring’in yanı sıra De Sprinkhaan (The Grasshopper)’ın duyusal ve hareketli enerjisini taşıyan çalışmalar da yer alır. Bu eserler, bugün Paris Modern Sanat Müzesi (Musee d’art Moderne de la Ville de Paris) ve Orleans Güzel Sanatlar Müzesi (Museum of Fine Arts of Orleans) gibi kurumların koleksiyonlarında bulunmaktadır.
Sergi kapsamında yer alan üç film, Creten’in pratiğine ışık tutarak heykellerinin galeri dışındaki mimari, kentsel ve toplumsal bağlamlarda nasıl var olduğunu gösteriyor. Bu eserler bütünü içinde sergi, Johan Creten’i biçim ile anlam, beden ile mimari, bellek ile malzeme, özel olan ile kamusal olan arasındaki ilişkiyi sürekli olarak araştıran çağdaş heykelin öncü isimlerinden biri olarak konumlandırır.
