TIME100 Impact Awards, dünya çapında farklı alanlarda çığır açan liderleri onurlandıran bir ödül programı olarak biliniyor. Anadol, 2025 yılında bu listeye girerek dijital sanat alanındaki çalışmalarını uluslararası bir platformda görünür kıldı ve şimdi TIME dergisinin 2025 TIME100 AI kapağını tasarlamasıyla dikkatleri üzerine çekmeye devam ediyor.
Anadol, TIME’ın Editorial Fellow’u Tharin Pillay’e 2025 TIME100 AI kapağının tasarım sürecini anlattı. Sanatçı, stüdyosunda geliştirdiği yapay zekâ sistemini TIME’ın yüz yılı aşan tarihinde yayımlanmış 5 binden fazla kapağın bulunduğu arşiv üzerinde eğitti. Ortaya çıkan soyut görselleştirme, Anadol’un ifadesiyle yapay zekânın TIME’ın görsel tarihini “düşlemesi” olarak yorumlanıyor.
Türk-Amerikalı medya sanatçısı Anadol’un ekibiyle birlikte geliştirdiği Large Nature Model (Büyük Doğa Modeli) uzun soluklu araştırmaların ve iş birliklerinin ürünü. Bu sistem, Anadol’un ifadesiyle “doğal dünyanın bugüne kadar oluşturulmuş en kapsamlı ve etik biçimde toplanmış veri seti” üzerinde eğitildi. Yarım milyardan fazla görselin yer aldığı bu veri tabanı; National Geographic Society, Smithsonian Institution ve Londra Doğa Tarihi Müzesi arşivlerinden alınan materyallerin yanı sıra 16 yağmur ormanından doğrudan toplanan verileri içeriyor. Süreçte Anadol’un stüdyosu, Nvidia ve Google Cloud’un sağladığı teknik destekten yararlandı; ayrıca Meta’nın Llama ve Google’ın Gemini modelleri de sistemin parçası olarak kullanıldı.
Model, her kapağı çözümleyerek tarihsel ve tematik bağlamları çıkardı, ardından bu veriler yapay zekâya yönlendirici komutlar olarak aktarıldı. Anadol, sistemi iki modda çalıştırdıklarını belirtiyor: “future cover” (gelecek kapağı) ve “archive dream” (arşiv rüyası). Gelecek kapağı modunda, yapay zekâ geçmiş yüzyılın desenlerinden ilhamla umut dolu gelecekler kurguladı. Bu kurgular arasında, “yaşayan ekosistemleri tasarlayan simbiyotik mimar” ya da “dijital ve fiziksel geçmişin korunmasından sorumlu baş hafıza küratörü” gibi henüz var olmayan meslekler yer aldı. Anadol, bu noktada “Yapay zekâyı yeni işler hayal etmek için kullanabilir miyiz? Kendi yarattığımız sorunlara çözüm bulmak için yapay zekâdan faydalanabilir miyiz?” sorularını yöneltiyor.
Son kapağın ise “arşiv rüyası” modundan çıktığını belirten Anadol, ortaya konan görselin TIME arşivinin kendi sanatsal duyarlılıklarından süzülen bir sentez olduğunu söylüyor. Görsel yapay zekâ tarafından üretilirken; kapakta kullanılan yazılar, bağlamsal unsurlar ve ölçek için eklenen Anadol silueti insan eliyle şekillendirildi. Sanatçının ifadesiyle bu, “gerçek bir insan-makine işbirliği.” Çevrimiçi ortamda kapak, kesintisiz döngü halinde izlenebiliyor.
Her ne kadar bu çalışma, 2022’de üç milyona yakın ziyaretçi çeken MoMA’daki “Unsupervised” sergisini hatırlatsa da Anadol, iki projenin kavramsal ve teknik yönlerden oldukça farklı olduğunu vurguluyor. MoMA’daki amaç, sistemin kendi estetik mantığını geliştirmesiydi. TIME için yapılan projede ise doğa temelli sistemin insanlık tarihine yanıt verebilmesi hedeflendi. Anadol bunu şu sözlerle özetliyor: “Bu proje bir davet. Gelecek, korkulacak sabit bir varış noktası değil. Gelecek, bizim şekillendirebileceğimiz akışkan bir gerçekliktir.”