60 Minutes “AI Art: Revolutionary or Gimmick?” - REFİK ANADOL

AI: Devrim mi, Gösteri mi?

Sanat nasıl üretilir? Tuval başında bir ressam, karanlık odada bir fotoğrafçı, atölyesinde bir heykeltıraş… Peki ya bir sanatçı veriyi ve yapay zekâyı kullanarak görseller yaratıyorsa?

Bu soru bugün dünyanın en prestijli müzeleri, eleştirmenleri ve müzayede evleri tarafından tartışılıyor. Yapay zekâ, kimileri için sanat tarihinde yeni bir kırılma noktası; kimileri içinse henüz sınırları ve sorumlulukları netleşmemiş bir alan. Refik Anadol, yapay zekâ sanatının öncü isimlerinden biri olarak bu tartışmanın merkezinde yer alıyor. 60 Minutes’in “AI Art: Revolutionary or Gimmick?” başlıklı bölümünde konuk olan Anadol, veriyi bir pigment, algoritmayı ise “düşünen bir fırça” olarak tanımlıyor. Onun pratiğinde veri, yalnızca teknik bir araç değil; dönüşen, akışkan ve estetik potansiyel taşıyan bir malzeme. Dünya fotoğraflarından NASA arşivlerine, geniş ölçekli doğa görüntülerine uzanan veri setleri…

 

Anadol’un üretimi, insan ve makinenin birlikte kurduğu bir yaratım sürecine dayanıyor. Yapay zekâ devasa veri setlerinden öğreniyor; sanatçı ise sistemi yönlendiriyor, seçiyor, küratörlük yapıyor, karar veriyor. Ortaya çıkan imgeler, ne tamamen makineye ne de yalnızca insana ait.


2022’de MoMA New York’ta sergilenen “Unsupervised, müzenin 200 yıllık koleksiyonuna ait meta verilerle eğitilmiş bir yapay zekâ sisteminin ürettiği dev bir yerleştirmeydi. Müzenin lobisini kaplayan bu çalışma, koleksiyonun dijital hafızasını sürekli dönüşen bir görsel akışa çevirdi. Eser, ziyaretçileri karşısında uzun süre tutmayı başardı. Ancak AI sanatı tartışmasız değil. Kimi eleştirmenler bunu yeni bir ifade alanı ve çağın dili olarak görürken, kimileri telif hakları, veri kaynakları ve etik sınırlar üzerine sorular yöneltiyor. Anadol ise net: AI bir tehdit değil, bir araç. Ancak doğru veriyle ve etik bir zeminde.

Refik Anadol’un 60 Minutes söyleşisini izlemek için:
https://youtu.be/9LPV-hb1CKU?si=w7xyu983ZPOIi5s6

February 28, 2026
of 130