TOBIAS REHBERGER: BAZEN HİÇ OLMADIĞINDAN DAHA İYİ OLUR

“Bazen Hiç Olmadığından Daha İyi Olur”

PİLEVNELİ Dolapdere

9 Eylül - 2 Kasım 2019

 

PİLEVNELİ Dolapdere, Tobias Rehberger’in son dönem işlerinden ve daha önce sergilenmiş beş heykelinden oluşan yeni sergisine ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. 9 Eylül – 2 Kasım 2019 tarihleri arasında gerçekleşecek olan “Bazen Hiç Olmadığından Daha İyi Olur” isimli sergide Rehberger’in “Enfeksiyonlar”, “Portre Heykelleri”, “Çocuksuz Anne”, “Ret” adlı çalışmalarının yanı sıra suluboyaları ve neon işleri yer alacak.

 

Almanya’nın önemli çağdaş sanatçılarından biri olan Tobias Rehberger, mimari ve tasarım alanlarında çalışarak iki disiplinin kesişiminin güzel sanatlarla ilişkisini keşfediyor. Kendisini bir sanatçıdan çok ‘katalizör’ olarak tanımlayan Rehberger, işlerinin birer obje olarak dikkat çekmesindense sosyal etkileşimler yaratmasını, fonksiyonel öneriler sunmasını hedefliyor. Rehberger, sanatın ne olduğunu sorguluyor, ona meydan okuyor, ‘sadece sanatla ilgilenen sanatın’ sanat olarak tanımlanamayacağını belirtiyor.

 

Sanata çoğunlukla steril ortamlarda rastlanıyor, galerinin beyaz duvarlarında ya da bir müzede. Ziyaretçi, otomatik olarak, kaidenin üzerindeki veya koruma kordonunun arkasındaki esere dokunulmaması gerektiğini varsayıyor. Rehberger, bu durumun tam tersine, sokaktaki neon levhalar, cırtbant ile yapılmış lambalar, vazo heykeller gibi eserleriyle sanatını yeni ve ‘kutsanmamış’ bağlamlarla yaratarak seyircisini bir deneyimin parçası olmaya davet ediyor. Sanatçı steril duvarların arasındaki soyut bir sanat objesinin işlevini inceleyerek sanatın sınırlarını sorguluyor. Rehberger zihinsel karışıklığın sanatında önemli bir odak noktası olduğuna inanıyor. Steril ortamlarda işlevsel rolleri olan günlük objeler kullanan sanatçı, ziyaretçiye beklenmedik ve kafa karıştırıcı görsel kombinasyonlar sunmayı hedefliyor.

 

Tobias Rehberger mimari mekanlara da ziyaretçisini davet ettiği zihinsel deneyimin bir parçası olarak yaklaşıyor. 2013’te Frieze Sanat Fuarı’nda, New York’ta, en sevdiğbar olan Bar Oppenheimer’i tekrar kurgulayan Rehberger, mekanları yorumlayarak dönüşüme sokuyor. Birinci Dünya Savaşı’nda askerlerin nokta atışı yapmasını zorlaştırmak adına kullanılan bir taktik olan ‘dazzle camouflage’ adlı göz kamaştırıcı kamuflaj desenini kullanan sanatçı bir odayı devasa bir heykele dönüştürüyor. Rehberger interaktif mimari enstalasyonlarının yeni bir örneğini PİLEVNELİ Dolapdere’ye kurmaya hazırlanıyor.

 

Sergisi süresince ve sergi bitişinin ardından en az 6 ay boyunca PİLEVNELİ Dolapdere’nin teras katında yer alacak bu enstalasyon, yemek yenilebilecek, kahve içilebilecek, vakit geçirilebilecek bir sosyal platform görevi üstlenerek ziyaretçilerin deneyimine katkıda bulunacak.